Prof. Dr. Mehmet Akif ERDOĞRU

Prof. Dr. Mehmet Akif ERDOĞRU

aerdogru@gmail.com

İngilizlerin Kaleminden Fener Patriği I. Athenagoras (1886-1972)

31 Mart 2025 - 10:16

İngilizlerin Kaleminden Fener Patriği I. Athenagoras (1886-1972)

Mehmet Akif Erdoğru

İngiliz Dışişleri Bakanlığı, Fener Patriği I. Athenagoras’ı Demokrat Parti Döneminin önemli kişileri arasında gösterir. Bundan dolayı da onun bir biyografisi hazırlanmıştır (FO 424-297, s.4-5). İngiliz Hükümeti 1948’deki Fener’e patrik seçimimde tarafsız kalmıştı. Bu biyografiye göre; Athenagoras (Asıl adı: Matthaion Spyrou) 1886 yılında Epir’de Türk (Raporda Osmanlı denmiyor) vatandaşı olarak doğmuştur. 1909 yılında Halki (Prens Adaları) İlahiyat Fakültesi'nde eğitimini tamamlamıştır. Manastır'a (şimdiki Bitola) Başdiyakoz olarak atanmıştır. Burada Rum halkına verdiği destekle öne çıkmıştır. Manastır kasabasının Alman ve Bulgar kuvvetleri tarafından işgal edilmesi üzerine 1916'da buradan Atina'ya gitmek üzere ayrıldı ve daha sonra Korfu Metropoliti seçildi. Lambeth Konferansı da dâhil olmak üzere birçok Hıristiyan kongresine katıldı ve 1930'da New York Başpiskoposu olarak atandı ve burada Amerika Birleşik Devletleri'ndeki diğer Ortodoks Kiliseleri arasında uzlaşma sağlamak için çalıştı. Amerika'dayken Amerika Birleşik Devletleri vatandaşlığını aldı, ancak daha sonra Kasım 1948'de Türk Dışişleri Bakanlığı ve Türk yetkilileri tatmin edecek şekilde Ekümenik Patrik seçildiği zaman Amerikan vatandaşlığından vazgeçti. Athenagoras, çok aktif, etkileyici ve incelikli bir adamdır. Yunan Hükümeti'nin tam desteğine sahiptir ancak Yunan Ortodoks Kilisesi'nde reform yapma girişimlerinde doğal olarak bazı yerel muhalefetle karşılaşmıştır. Türkler arasında popülerdir ve Türk Hükümeti ile arası iyidir. 1952 baharında Başbakan Adnan Menderes ile çeşitli ziyaretlerde bulundu. Yunan Kralı ve Kraliçesinin Haziran 1952'de Türkiye'ye yaptıkları ziyaret sırasında kendisine gösterilen nezaket, onun prestijini daha da artırdı. Güçlü bir anti-komünist olan ve Britanya ile Amerika'ya iyi niyet besleyen bu kişi, Orta Doğu'daki Ortodoks Patrikhaneleri üzerindeki Moskova’nın etkisini azaltmaya çalıştı. Şimdiye kadar Kıbrıs konusundaki İngiliz-Yunan anlaşmazlığında taraf olmaktan kaçındı. 6-7 Eylül 1955 Ayaklanmalarından sonra onurlu ve itidalli davrandı ve Türk Hükümeti, ona manevi tazminat teklifinde hızlı davrandı. Daha sonra tüm nüfuzunu Türk Hükümeti ile yeniden iyi ilişkiler kurmak ve cemaati arasında bir güvenlik ortamı yaratmak için kullandı, ancak zaman zaman Türkiye karşıtı ve Yunan yanlısı siyasi faaliyet suçlamasıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki Demokrat Parti içindeki aşırılık yanlıları tarafından ağır saldırıya maruz kaldı. Yunancanın yanı sıra İngilizce, Fransızca, Türkçe, Rusça, İtalyanca ve Almanca biliyor. (FO 424-297, s.4-5). Rapor burada bitiyor. Bilindiği gibi, Amerikan Ortodoks Kilisesi onun hayatını anlatan bir kitap yayınladı ( Demetrios Tsakonas, A Man Sent By God, The Life of Patriarch Athenagoras of Constantinople (Tanrı Tarafından Gönderilen Adam: Constantinople Patriği Athenagoras’ın Hayatı), Holy Cross Orthodox Press). ABD vatandaşlığından çıkarak Türk vatandaşlığına giren Athenagoras, patrik seçildikten sonra ABD’den Türkiye’ye büyük bir törenle geldi. Yeşilköy Havaalanında resmi törenle karşılandı. Fener Patrikhanesinde taç giydi. Ankara’ya gitti ve Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’yü ziyaret etti. Ankara’da bir radyo konuşması yaptı. Konsere katıldı. Onun faaliyetleri Basın Yayın Umum Müdürlüğü tarafından filme alındı. Bu filmler Yunanistan’da gösterildi. Aslında Athenagoras’ın patrik seçilmesi, Truman doktrinin bir parçasıydı. Sovyetlerin 1939’da tüm Ortodoks Kiliseleri Moskova Ortodoks Kilisesi etrafında toplamaya çalışmak istemesine karşı verilen bir tepkiydi. Daha önceki Patrik Maximanos, komünist ve Sovyet yanlısı olduğu gerekçesiyle istifa ettirildi ve yerine Athenagoras seçtirildi. Her en kadar İsmet İnönü’nün cumhurbaşkanlığı döneminde patrik olarak seçilmesi Türk Hükümeti tarafından onaylanmışsa da patriğe Demokrat Parti döneminde büyük imkânlar tanındı. Lozan Anlaşmasının gayrimüslimlerle ilgili hükümlerini delmesine izin verildi. Adnan Menderes, başbakan olarak, Patrikhanede onu ziyaret etti. Bu tavırlar Türkiye’de Türkçü ve Cumhuriyetçi kesimleri epeyce rahatsız etti. Nitekim Patrik Athenagoras’ın Türkiye’yi tehdit eden Sovyet siyasetine karşı faaliyette bulunmasına izin verilmesine rağmen, ‘Türk düşmanı, patrikhaneyi yeniden politize eden kişi, Truman doktrininin dini ayağından sorumlu kişi, 6-7 Eylül 1955 Olaylarında etkisiz kişi, 1963 Kıbrıs Olaylarında Makaryos’u pasif kalarak destekleyen kişi’ gibi suçlamalara maruz kaldı. Gerçekten kendisi anti-komünist ve Rus Ortodoks Kilisesinin yayılmacılığını önlemek için çalışan biriydi. Ancak kendi biyografisinde, patrik ‘Bizans taraftarı, Pan-Ortodoksluk için çalışan ve ekümenik patrik’ olarak tanımlanır. Onun bu siyaseti kuşkusuz Türkiye’nin ‘ulusal ve laik yapısına’ zarar vermiştir.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum

Son Yazılar