GÜZEL DÜŞÜNMEK VE GÜZEL KONUŞMAK ÜZERİNE
Bilindiği gibi dünya milletlerinin kültürleri, inançları, tarihleri, örf ve adetleri birbirlerinden farklıdır.
Bu bağlamda insanların hayatlarında anlayış, düşünüş, davranış ve konuşma tarzları da bu dünyanın vazgeçilmez bir parçası olarak şekillenmektedir.
*
Güzel düşünme, davranma ve konuşma olgusu; kendisine özgü gizemli bir matematik, bir sanat, bir estetik, bir bilim ve bir felsefe taşır.
Bu olgu, kültürel bir altyapı ile zenginleşir.
Güzel düşünmek, davranmak ve söz söylemek çok önemlidir : “İnsanın tatlı dilinden başka güzel nesi var?” ve “Tatlı dil, yılanı bile deliğinden çıkarır,” derler.
Ne var ki insan, aynı zamanda değerli bir psikolojik varlıktır. Bu yüzden hitabet şekli ile konuşma usul, üslup ve adabı özen ister.
Kadim usul, üslup ve adaba uymayan konuşmalar insanlar arasında olumsuz ve itici olarak algılanabilmektedir. Aynı algı, yazı türleri için de geçerlidir.
*
Yaşanmakta olan uzay çağında, gerçek dünyadan ayrıca bir de “dijital dünya” vardır. Dijital dünyada bilgisayar, robotik- android nesneler, yapay zeka, internet, cep telefonları, post-modern, küreselleşme ve yeni kapitalist sistemle birlikte yeryüzünde egemenlik kurmaktadır. Her insan da kendisini, bu dijital dünyaya göre yapılandırmaktadır.
Ancak, dijital eksenli dünyadaki ağlar güzel düşünme, davranma, konuşma, yazma kültür ve edebiyatını zedelemektedir.
Bu durum : İnsanları, manevi değerlerden uzak, bencilliğe ve yalnızlığa itmekte; sosyalleşmeyi önlemekte, entelektüel yaklaşımları etkilemekte; birtakım sorunlar yumağını beraberinde getirmektedir.
Örneğin, dünya basını ve haber televizyonlarında geniş yer alan Orta Doğu, Amerika, Avrupa, Asya ve Afrika ile ilgili günlük olaylar dikkati çekmekte; bu olaylar bütün boyutlarıyla bütün dünya coğrafyasına yansımaktadır.
*
Sonuç olarak insani, etik, ulusal ve evrensel değerlere dayalı - insani, etik, ulusal ve evrensel değerlere odaklı - anlayış, düşünce, davranış ve konuşma kültürü, çok boyutlu uluslararası sosyolojik bir konu olarak üzerinde durulması gereken önemli bir gündem maddesidir.
Bu konuda Birleşmiş Milletler Teşkilatı’nın yeterli çalışmalar yapamadığı diplomatik çevrelerce ifade edilmektedir.
Öte yandan ; bazı batılı ülkelerdeki okullarda, “Düşün, konuş, dinle” konulu dersler verilmekte, dil uzmanları tarafından özellikle çocuklar için eğitici kitaplar yayımlanmaktadır.
Yapılan araştırmalarda; bilgi ve deneyim sahibi kadınların, anlayış, davranış, hitabet, güzel ve etkili konuşma eğitiminde daha çok katkı sağladıkları görülmüştür.