EVRENSEL KÜLTÜR VE ANLAYIŞ
Bilindiği üzere, 20.yüzyılda yaşanan Birinci Dünya Savaşı (1914- 1918), İkinci Dünya Savaşı (1939 - 1945), Kore Savaşı (1950 - 1953) ve Soğuk Savaş Dönemi (1947- 1989 )’nin ardından, ABD önderliğinde Batı Bloku ülkeleri ile Sovyetler Birliği’nin önderliğinde Doğu Bloku ülkeleri arasında “Truman Doktrini” ilan edilmiş, 1991’de Sovyetler Birliği dağılmış ve uluslararası siyasi ve askeri gerginlik sona ermişti.
Böylece 20.Yüzyılın ikinci yarısında ve 21.yüzyılın ilk yarısında dünya insanlığı, “İnsanlığa yaraşır” barış, güvenlik ve huzur verici bir döneme, altın çağ olarak da adlandırılan, “Blgi ve Yüksek Çağı” na adım atmıştı.
“Bilgi ve Yüksek Teknoloji Çağı,” bilimin yanı sıra sanat - edebiyat ( Tiyatro, opera, sinema, şiir, roman vd.) ve felsefe ile başlamıştır.
*
Yeni bir yıla (2025) girerken, dünya kamuoyunu oluşturan uluslararası basında ( Time, The Economist, BBC, CNN, EURONEWS, Reuters, Associated Press, France24, United Press International, Anadolu Ajansı, Türk Haber Ajansı The Washington Post, International Harold Tribune, Daily Express, Le Figaro, Welt, Financial Times, The Guardian, Le Monde, sosyal medya ve bazı yerel basın kuruluşları) her gün sürekli olarak yayımlanan ve insanlığının sıcak gündeminden bir türlü çıkmayan haber, röportaj ve makalelerdeki kronikleşen küresel konuların başlıkları aşağıda özetlenmiştir:
Küresel iklim değişikliği - - Deniz seviyelerinde yükseliş - Bazı göl ve ırmaklarda kuruma - Dünya nüfusunun artışı - Çevre kirlenmesi ve hava kalitesindeki değişimler - Sağlık sorunları ile salgın hastalıklarda çoğalma - Birleşmiş Millletler Teşkilatı ile diğer uluslararası kuruluşların çabalarına karşın dünyada yumuşama ve denge politikalarının oluşturulamaması; beklenen barış, huzur ve güvenliğinin hayata geçirilememesi - Uluslararası siyasette Batı ve Doğu blokları arasında birllk, beraberlik ve uzlaşmanın sağlanamaması ve belirsizlik sendromu - Uluslararası hukuk ihlalleri - Aşırı hırs, benmerkezci ve narsist duygu ve düşünceler - Orta Doğu’daki bölgesel savaşlar - Göçmen, mülteci, sığınmacı ve kaçak insan sayısında dramatik ve trajik yükseliş - Kontrolden çıkmış silahlanma - Güçlü küresel aktörlerin genişleme projeleri - Bazı küçük devletlerin yakın komşuları olan küresel ve bölgesel güçler karşısında duydukları tedirginlikler - Dünya toplumlarında stres, kaygı, umutsuzluk gibi psikolojik gerginlikler - İnsani, etik, toplumsal ve evrensel değerlerde kırılma - Görgü, nezaket ve duyarlılık kurallarında aşınma - Çeşitli toplumlarda eski- yeni kuşaklar arasında başgösteren kültürel farklılıklar ve uyumsuzluklar - Terör olayları - Yoksulluk ve suç oranlarında tehlikeli eğilim - Ekonomik sektörlerde yeterli bilgi ve tecrübe sahibi yönetici bulmakta karşılaşılan güçlükler - Yüksek teknoloji ürünleri (internet, akıllı cep telefonu, robotik nesne ve yapay zekalı makinalar) yaygınlaşırken, bu ürünlerin insancıl amaçlara odaklı faydalı ve doğru kullanımı ile ilgili olarak toplumlara ek bilgiler verilmemesi - Okuryazarlık ve entelektüel kültürde düşüş - Sanat ve edebiyatta (Şiir, öykü, roman vd.) durgunluk - Doğa tahribatı - Yeşil alan, orman ve ekili arazilerde azalma - Depremler, yangınlar, toprak kaymaları ve sel felaketleri - Sağlıksız çarpık ve dikey kentleşme : Bazı inşaatlarda çürüme, çatlama ve çökme - İnsanların şehirlerdeki kalabalıklar ve gürültü içinde yalnızlaşması - Küresel aktörlerin, uzayın gizemli gezegenlerindeki açıklanmayan bağlantıları - İnsani, etik, toplumsal ve evrensel değerler ile görgü, nezaket ve duyarlılık kurallarındaki bazı yozlaşmalar - Çeşitli toplumlarda eski ve yeni kuşaklar arasındaki kültürel farklılıklar ile uyumsuzluklar - Yoksulluk ve suç oranlarında artış - Ekonomik sektörlerde yeterli bilgi ve tecrübe sahibi personel bulmaktaki güçlükler - Ekonomik kriz ile birlikte üretim maliyetleri ve genel fiyat seviyelerinde yükseliş vd.
*
Uluslararası basında her gün kendisini tekrarlayan olumsuz haber başlıkları, dünya insanlığını, yaşamının vazgeçilmez bir parçasıymış gibi sarıp sarmalamaktadır.
Uluslararası basında, küresel sorunları ortadan kaldırıcı çözüm önerilerine genellikle yer verilmemektedir.
*
Yapılan bilimsel araştırmalara göre, dünya insanlığının büyük bir çoğunluğu, yeterli temel eğitim imkanlarından yoksun bulunmaktadır.
Birleşmiş Milletler Teşkilatı’nın “Dünya insanlığının ortalama insani gelişmişlik endeksi” raporları iç açıcı değildir.
Bilindiği gibi, dünya yaşamında insani ve toplumsal değerler; güzel ahlak, maneviyat, utanç duygusu, adalet, vicdan, vefa, Sevgi-saygı, şevkat, merhamet, doğruluk, hoşgörü, özgürlük, çalışkanlık, yardımlaşma ve diğerleridir.
Bilge kişilerin vurguladıkları gibi; “Bilgi, Yüksek Teknoloji ve Uzay Çağı”na adımını atmış olan dünya insanlığı, insanın kendisine özgü genetik yapısı ve beyni ile birlikte evrensel kültür ve anlayışa ilişkin bilgilerin ve değerlerin şifre-kültür kodlarını henüz keşfedememiştir.
FACEBOOK YORUMLAR